En çok tıklanan yazılar

En çok tıklanan projeler

Nisan 2024
P S Ç P C C P
« Mar    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930  

apple watch incelemesi

By medyafabrikasi 8 sene ago

Apple Watch’a Kısa Bir Bakış

Birçoğumuzun çocukluk anıları arasında filmlerde veya TV dizilerinde gördüğümüz, telefon görüşmeleri yapmayı sağlayan kol saatleri, hesap makinesi veya uzaktan kumanda özelliğine sahip dijital kol saatleri bulunuyor olmalı. Yıllar sonra piyasaya çıkan akıllı saatler ile birlikte bu çocukluk anıları daha farklı biçimlerde ve daha yoğun kullanım imkanıyla birlikte hayatımızda yer ediyor. Akıllı saatlerin piyasaya girmeye başlaması birkaç yıl oluyor, ancak Apple şartların biraz daha olgunlaşmasını beklemeyi tercih etti. Nihayet dedikodular geçen yılın eylül ayında gerçeğe dönüştü ve apple watch tanıtıldı. Her ne kadar 2014’ün sonlarına doğru tanıtılsa da, Apple Watch’un piyasaya çıkışı geçtiğimiz nisan ayında gerçekleşti. Yurt dışında satışa sunulan ve büyük ilgi gören Apple Watch, bir çok ülkeden önce olacak şekilde ve çok fazla bekletmeden Türkiye’de de satışa sunuldu. Apple’ın akıllı saatiyle ilgili merak ettiklerinizi yazının devamında yer alan detaylı incelemede bulabilirsiniz.

Tasarımı ve Apple Watch Çeşitleri

Apple, Watch’u tasarlarken onun sadece bir tüketici elektroniği ürünü değil, aynı zamanda bir moda ürünü olduğunu da göz önünde bulundurmuş. Bu sayede ortaya saat dükkanlarının vitrinlerinin en dikkat çekici ürünlerinden biri olacak kadar estetik bir tasarım ortaya çıkmış. Öte yandan Apple Watch’un farklı zevk ve bütçelere hitap etmesine, böylelikle geniş bir müşteri kitlesine sahip olmasına da dikkat eden Apple, Apple Watch’un farklı ekran büyüklüklerine, farklı malzeme ve kayışlara sahip versiyonlarını da hazırlamış.

Öncelikle her bir Apple Watch çeşidinin iki farklı ekran büyüklüğü seçeneği bulunuyor: 38 mm. ve 42 mm.

38 mm.’lik versiyonun kadınlar, 42 mm.’lik versiyonun erkekler tarafından kullanılacağı düşünülerek tasarlandığı aklınıza gelebilir, ancak 42 mm.’lik versiyon da çok büyük durmuyor, hem erkekler hem de kadınlar tarafından rahatlıkla kullanılacak büyüklükte. Kadınlar 38 mm. ve 42 mm. arasında dilediği gibi tercih yapabilir, ancak erkekler için 42 mm.’lik versiyonlar daha isabetli olacaktır.

  • apple watch İncelemesi
  • apple watch İncelemesi
  • apple watch İncelemesi
Apple Watch’un 42 mm’lik versiyonu daha geniş bir görüntüleme alanıyla daha tercih edilesi görünüyor.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi, Apple Watch’un farklı malzemelerin kullanıldığı serileri bulunuyor.

Toplam üç seri

  • Apple Watch Sport
  • Apple Watch
  • Apple Watch Edition

şeklinde sıralanıyor.

Apple Watch Sport Apple Watch serisinin giriş seviyesi olarak nitelendirilebilir. Gümüş veya uzay grisi renkte anodie alüminyum kasa, güçlendirilmiş Ion-X cam, renkli spor kordonlar Apple Watch Sport serisinin başlıca özellikleri arasında bulunuyor. Apple Watch ise paslanmaz çelik veya uzay siyahı paslanmaz çelik kasalar, safir kristal ekran camı gibi özelliklerle klasik bir saat görünümüne sahip. Apple Watch serisinde kordon ve kayış seçeneği daha fazla. Apple Watch Edition ise Apple Watch’un lüks koleksiyonu. 18 ayar sarı altın veya roze altının kullanıldığı, safir kristal ekran camının bulunduğu Apple Watch Edition pahalı zevklere sahip olanlara hitap ediyor. Bu üç farklı Apple Watch serisine ait daha fazla detayı daha önce yayınladığımız Hangi Apple Watch akıllı saat modelini seçmelisiniz? yazısında bulabilirsiniz.38 mm. ve 42 mm.’lik versiyonların boyutları sırasıyla 38.6 x 33.3 x 10.5 mm. ve 42 x 35.9 x 10.5 mm.

Gördüğünüz gibi en ve boy farklı olsa da, bütün Apple Watch modellerinde kalınlık aynı. 10.5 mm. kalınlıkla Apple Watch’un geleneksel saatlere göre biraz kalın olduğunu kabul etmek gerekiyor. Ne var ki, bu kalınlığın gerek estetik açısından gerekse ergonomi açısından herhangi bir sorun yaratmadığını belirtmemiz gerekiyor. Ağırlıklar ise modellere göre değişiyor, 25 gramdan başlayarak 69 grama kadar çıkıyor. Bu ağırlıklara kayış ağırlıkları dahil değil. Seçeceğiniz kayışa göre ağırlık değişken olacaktır.

Bizim elimizde Apple Watch serisinin “42 mm Paslanmaz Çelik Kasa ve Siyah Spor Kordon” modeli var. Saati üstünde taşıdığımız kollarımız vücudun en hareketli ve dışa açık organı. Hareket ettirirken bir yerlere çarpmak, bir düşme durumu söz konusu olduğunda yüzeye temas eden ilk noktanın kol olması kuvvetle muhtemel. Bu da kolumuzda taşıdığımız saatin dış ortamdan gelebilecek etkilere karşı hassas olduğunu gösteriyor. Safir cam kaplı ekranı Apple Watch ekranını çiziklere karşı daha dayanıklı yaparken, paslanmaz çelik çarpma sonucu oluşabilecek çizik veya darbelere karşı Apple Watch’un daha korunaklı olmasını sağlayacaktır. Bu nedenle, eğer bütçeniz yetiyorsa, tercihinizi Apple Watch serisi ürünlerinden yana kullanmanız iyi olabilir. Tabii ki, bu durum Apple Watch Sport’un sözünü ettiğimiz durumlara karşı çok zayıf olduğu anlamına gelmiyor. O seride kullanılan malzemeler de bir hayli dayanıklı.

Apple Watch’un safir ekran camı ve paslanmaz çelik gövdesi onu epey sağlam ve çiziklere karşı epey dayanıklı yapıyor.

Malzeme, kayış, ekran büyüklüğü gibi hususların dışında her bir Apple Watch çeşidinin tasarımları ve yerleşimleri birbirinin aynısı. Saat çoğunlukla sol kola takılan bir aksesuar olduğu için Apple, Watch’un ana kontrollerini sağ kenara yerleştirmiş. Klasik saatlerde gördüğümüz kadranın benzeri bir bileşen Apple Watch’ta Digital Crown adıyla saatin sağ kenarında bulunuyor. Mekanik kol saatlerinde kurma işlevi gören bu düğme Apple Watch’ta yukarı veya aşağı kaydırma, yakınlaştırma veya uzaklaştırma ve yine kurma gibi işlemler için kullanılıyor. Bir hayli yumuşak olan ve rahatlıkla döndürülebilen bu düğmeye başlangıçta eliniz gitmeyebilir. Belki de akıllı telefonlar ve tabletleri kullanmaktan gelen alışkanlıkla eliniz ekrana daha çok gidiyor. Ancak daha sonra Digital Crown’ın farkına varıyorsunuz ve sözünü ettiğimiz işleri oradan çok daha rahat şekilde gerçekleştiriyorsunuz.

Digital Crown’ın hemen altında güç butonu var. Yine akıllı telefon veya tablet kullanmanın verdiği alışkanlıkla Apple Watch’u ilk kullanmaya başladığınız zamanlarda parmağınız bu butona sıklıkla gidecektir. Basılı tuttuğunuzda saati kapatmayı veya güç koruma durumuna sokmayı sağlayan arayüzü karşınıza çıkaran bu buton, ekran kapalıyken saati uyandırıyor. Ancak esas işlevi, Apple Watch arayüzünün herhangi bir yerindeyken Favoriler ekranını, yani en sık iletişim kurduğunuz kişileri karşınıza çıkarması. Apple Watch’un karşı kenarında, biraz daha arkaya doğru meyilli şekilde hoparlör ve mikrofonu görüyoruz. Hoparlörün ses çıkış şiddeti fazla değil, ancak telefon görüşmeleri yaparken karşı tarafı anlamak için yeterli oluyor. Mikrofonla konuşurken, karşı tarafın sesinizi iyi şekilde duyması için Apple Watch’u biraz ağzınıza yakın şekilde tutmanız gerekiyor.

apple watch İncelemesi

Apple Watch’un arka yüzüne baktığınızda dört adet lens dikkatinizi çekecektir. Apple Watch ve Watch Edition modellerinde bu yüzey seramik kaplama ve lensler de safir cinsinden. Ancak Apple Watch Sport modelinde kompozit arka yüz ve sert kaplamalı optik polimer lensler kullanılıyor. Bu lensler sayesinde Apple Watch nabız ölçümü yapıyor. Ayrıca MagSafe endüktif şarj teknolojili konnektör de Apple Watch’un bu bölgesine manyetik kuvvet yardımıyla tutunuyor ve Apple Watch’un gün sonunda şarj edilmesini sağlıyor. Arka yüzde alt ve üst kısımda gördüğünüz küçük düğmeler kayışların kolaylıkla çıkarılması için. Birçok farklı kayış seçeneğine sahip olan Apple Watch’un kayış değiştirme işlemi oldukça basit. Bu küçük düğmelere biraz tırnak ucuyla bastırıp kayışı, bulunduğu yuva içinde itmeniz yeterli. Bizim elimizdeki Apple Watch’un siyah spor kordonu epey kullanışlı. Lastik yüzeyi yumuşak, ter tutmuyor, suyla temas ettiğinde çabuk kuruyor. Takması biraz zahmetli olsa da, sonrasında herhangi bir sorun çıkarmıyor. Eğer spor yapıyorsanız, bu spor kordondan bir tane edinmeniz mantıklı olabilir.

Donanım ve Ekran

Apple, bir saatin hakettiği bir işlemciye sahip olması gerektiğini, akıllı telefonlar ve tabletler göz önünde bulundurularak tasarlanmış işlemcilerin en ideal sonucu vermeyeceğini düşünerek Apple S1 işlemcisini tasarlamış. 520 MHz saat frekansına sahip olan bir CPU barındıran bu işlemciye PowerVR Series 5 GPU’nun bir türü kullanılıyor. 512 MB RAM, 8 GB dahili hafıza bu işlemci paketine eşlik ediyor.

Uygulamalar dışında saatin kullanıcı arayüzünde gezinmek, kaydırmalar, yakınlaştırmalar, Digital Crown’ın işleyişi gibi hususlar bakımından pek can sıkıcı bir durum yok. Her şey güzel şekilde işliyor. Ancak ekran kapalı durumdayken saat bakmak isteyip kolunuzu kaldırdığınızda, ekranın çok kısa da olsa fark edilebilecek bir beklemenin sonrasında açıldığını ve saat arayüzünün göründüğünü görüyoruz. Ayrıca nadiren de olsa, bilek hareketi ekranın tekrar açılması ve saat arayüzünün görüntülenmesi için yeterli olmadı. Apple Watch için gelecek güncellemelerle birlikte bu sorunların çözüleceğine inanıyoruz.

İşlemcinin yanı sıra Apple’ın Taptic Engine adını verdiği lineer uyarıcı da Apple Watch’un önemli bileşenlerinden bir tanesi. Bu bileşen sayesinde Apple Watch dokunma hissi yaratacak şekilde geri bildirimler üretiyor. Bildirim geldiğinde daha hızlı fark edecek şekilde uyarılma, çeşitli iletişim biçimlerinde kullanım gibi işlerde bu Taptic Engine önemli rol oynuyor.

Ekrana gelecek olursak, bir önceki bölümde de belirttiğimiz gibi, Apple Watch’un 38 mm. ve 42 mm.’lik iki farklı versiyonu bulunuyor. Doğal olarak bu versiyonlarda farklı büyüklüklerde ve çözünürlüklerde ekranlar var. 38 mm.’lik modelde 1.32 inç, 272 x 340 piksel POLED ekran görüyoruz. 42 mm.’likte ise 1.5 inç, 312 x 390 piksel POLED ekran var. LG Display tarafından üretilen bu ekranlar tıpkı Apple’ın diğer iOS ürünlerinde olduğu gibi Retina şartını sağlıyor. Yani karşımızda çok keskin yazı ve grafiklere sahip, pikselleri ayırt etmenin mümkün olmadığı ekranlar var.

Retina ekranın siyah derinliği etkileyici…

Retina şartını sağlaması sayesinde özellikle saat yüzlerine biraz daha fazla doğallık katılmış oluyor. Ayrıca Apple Watch’un ekranlarının siyah renk derinliği çok yüksek. Ekran kapalıyken baktığınızda sanki ekranın kenarlara doğru; alüminyum, çelik veya altın kasaya doğru aktığını göreceksiniz. Ekranın üstünü kaplayan güçlendirilmiş Ion-X cam veya safir camın kenarlara doğru kavis yapan yapısı da bu etkiyi güçlendiriyor. Ekranın bütün ön yüzü tamamen kapladığını düşünebilirsiniz. Ekranın bu siyah renk derinliğinin de, özellikle saat yüzlerinde gerçekçiliği daha da arttırdığını, renkleri daha doğal ve göz alıcı şekilde gösterdiğini belirtmeliyiz.

Apple Watch’un ekranının önemli bir özelliği daha var, o da Force Touch. İlk kez Apple’ın akıllı saatinde kullandığı bu teknolojiyi daha sonra Retina ekranlı MacBook ve yeni MacBook Pro’larda gördük. Ayrıca Apple’ın sonbaharda çıkaracağı yeni iPhone 6S ve iPhone 6S Plus modellerinde ekranın bu Force Touch teknolojisini barındıracağı söyleniyor. Force Touch parmağınızla ekrana baskı uyguladığınızda, farklı basınç seviyelerine göre farklı tepkilerin verilmesini sağlıyor. Böylelikle ekrana sadece dokunarak farklı, biraz bastıracak şekilde dokunarak farklı işlevleri yerine getirmeniz mümkün oluyor. Force Touch Apple Watch’ta genellikle menü işlevleri için sıklıkla kullanılıyor.

Saat ve Bildirimler

Apple Watch, adından da anlaşılacağı üzere bir saat. Birinci görevi zamanı göstermek. Bunu da farklı saat yüzleriyle düzgün ve gayet memnun edici şekilde yapıyor. Apple Watch ekranı kapalıyken kolunuzu hareket ettirip saatin ekranını gözünüzle göreceğiniz yöne çevirdiğinizde, Apple Watch’un ekranı otomatik olarak uyanıyor ve saatin kaç olduğunu görüyorsunuz.

Apple Watch içinde şu anda İşlevsel, Modüler, Sade, Hareketli, Astronomi, Renkli, Solar, Kronograf, Mickey Fare ve X-Large adında farklı saat yüzleri bulunuyor. Saat yüzlerinin hemen hepsinde çeşitli özelleştirme seçenekleri bulunuyor. Renk, saat üzerinde gösterilecek bilgiler, vb. detayları değiştirmek ve işinize en çok yarayacak saat yüzünü belirlemeniz mümkün. Ayrıca Mickey Fare, Astronomi, Solar gibi saat yüzlerindeki animasyonlar da eğlenceli ve etkileyici.

apple watch İncelemesi
Farklı saat yüzlerini özelleştirerek çeşitliliği artırabilirsiniz.

Üçüncü taraf uygulamalar henüz saat yüzünde veri gösteriminde bulunamıyor, ancak watchOS 2.0 ile birlikte bu durumun değişeceğini düşünüyoruz. Öte yandan sonbaharda Apple Watch’a gelecek yeni sürümle birlikte yeni saat yüzleri de Apple Watch kullanıcılarına sunulacak.

Saat yüzü ekranda açıkken parmağınızı aşağı sürükleyerek bildirim ekranını görüntüleyebilirsiniz. Burada iPhone’unuza gelmiş olan bildirimlerin listesini görmeniz mümkün. Bildirim ekranı içinde parmağınızla ekrana dokunarak veya sağ kenardaki Digital Crown’ı döndürerek gezinebilirsiniz. Apple Watch’taki yerleşik uygulamalarının bildirimlerinin gösterilmesinin yanı sıra, iPhone’daki uygulamaların bildirimlerini Apple Watch’a yansıtabilir, böylelikle gelen bir bildirimi iPhone’u cebinizden veya çantanızdan çıkarmadan görebilirsiniz. Ne var ki, bildirim üzerinden gerçekleştirilebilecek işlevler henüz kısıtlı. Devam etmek için iPhone’u cebinizden veya çantanızdan çıkarmanıza ihtiyaç var.

Bildirim ekranındaki her bir bildirimi, bildirimin üstünde sola doğru sürükleyerek karşınıza çıkacak sil düğmesi aracılığıyla silebilirsiniz. Ayrıca tüm bildirimlerin hepsini birden tek seferde silmek de mümkün. Bunun için parmağınızı bildirim ekranı üstünde hafifçe bastırmanız gerekiyor. Karşınıza çıkan Tümünü sil düğmesine dokunarak bildirimlerin tamamını silebilirsiniz.

Uygulamalar ve Bakışlar

Artık uygulamasız bir hayat düşünemiyoruz. Bu nedenle Apple Watch’ta da uygulamalar olmazsa olmaz. Ne var ki, şu an için Apple Watch’taki uygulama deneyimi en iyi hâlinde değil, biraz ortalamalarda gezinen deneyim sunuyor. Bunda en büyük neden, uygulamaların iPhone’daki versiyonun uzantısı gibi çalışması, daha çok oradan yansıtılan içeriğin gösterilmesi. Tabii, bu durum çoğunlukla üçüncü taraf uygulamalar için geçerli. Apple Watch’ta Apple tarafından yüklü olarak sunulan uygulamalar için durumun biraz daha iyi olduğunu, bu uygulamaların biraz daha geniş kapsamlı olduğunu söyleyebiliriz.

Örneğin Twitter uygulaması sadece son birkaç tweet’i ve gündem konularını gösteriyor. Instagram ise sadece Feed ve Aktivite bölümlerini gösteriyor. Feedly uygulaması sadece birkaç haber başlığı göstermekle yetiniyor. Çoğu üçüncü taraf uygulama için benzer durumun geçerli olduğunu, sunulanın kısıtlı tutulduğunu söylemek mümkün. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, bunun temel nedeni henüz yerel uygulama desteğinin olmaması. Ancak watchOS 2.0’ın yayınlanmasıyla birlikte geliştiricilerin imkanları, Apple Watch üzerinde erişebilecekleri bileşenler genişleyecek. Bu da sonbaharda Apple Watch kullanıcılarını daha iyi bir deneyimin beklediği anlamına geliyor.

Uygulamalar demişken, uygulama menüsüne erişmek için Digital Crown’a bir kez basmanız gerekiyor. Böylelikle Apple Watch’un bal peteğini andıran ve birleşimiyle bir altıgeni oluşturan uygulama menüsüne ulaşılıyor. Digital Crown’a art arda iki kez basmanız durumunda da en son açtığınız uygulamanın ekranına geri dönüyorsunuz. Digital Crown’u çevirerek bu menüde yakınlaştırma ve uzaklaştırma yapabilirsiniz. Eğer bir ikonu merkeze alıp yakınlaştırma yaptıysanız, o uygulamayı en sonunda açmanız da mümkün oluyor. Parmağınızı ekran üzerinde sürükleyerek menünün istediğiniz noktasına gidebilirsiniz. Uygulamalar yazılarla tanımlanmadığı için, biraz ikonları tanımanız, hangi ikonun hangi uygulamaya ait öğrenmeniz gerekiyor. Bu uygulama menüsünün yerleşimini istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz. Ne var ki, bunun için iPhone’unuzda Apple Watch uygulamasını açmalısınız.

Apple’ın iPhone’da yüklü olarak sunduğu çoğu uygulamanın Apple Watch versiyonunu da görüyoruz. Mesajlar, Saat, Alarm, Kronometre, Haritalar, Mail, Takvim, Fotoğraflar, Müzik gibi uygulamalar mevcut. Aynı zamanda Passbook uygulaması da bulunuyor, bu sayede iPhone’unuzda sakladığınız kuponları Apple Watch’ta da açabilir, gerektiğinde örneğin uçak biniş barkodunu Apple Watch’unuz üzerinden okutabilirsiniz. Apple Watch Apple Pay destekleyen bir cihaz, güç butonuna art arda iki kez basınca Apple Pay arayüzü açılıyor, ne var ki, Apple Pay Türkiye’de faaliyet göstermediği için şu anda bu özellikten yararlanmak söz konusu değil. Bu arada Haritalar uygulamasıyla yürüyerek veya otomobille sesli yol tarifi almak da mümkün.

Siri bazı işlevleri Apple Watch üzerinde, bazılarını da handoff yardımıyla Iphone’da gerçekleştiriyor.

Siri de Apple Watch’ta önemli bir yer tutuyor. Ekran açıkken Apple Watch’ı yüzünüze doğru götürüp “Hey Siri” diye seslendiğinizde Siri açılıyor. İstediğiniz soruyu sorun, komutu verin. Siri, işlevlerin bir kısmını Apple Watch üzerinden gerçekleştirebilirken, bir kısmını da Handoff üzerinden iPhone’a iletiyor. Siri’ye bir soru sorduğunuzda veya komut verdiğinizde karşınıza Handoff mesajı çıkarsa, iPhone’u elinize alın, sol alt kenarda Handoff’u kullanan Siri’nin ikonunu göreceksiniz. Buradan yukarı sürüklediğinizde Siri otomatik olarak açılacak ve sorgunuza kaldığınız yerden devam edeceksiniz. Müzik uygulamasına biraz daha dikkatli bakmakta fayda var. Bu uygulama iPhone’unuzdaki Müzik uygulamasında çaldığınız şarkıları kontrol etmenin yanı sıra Apple Watch’a aktardığınız şarkıları da oynatabiliyor. Apple Watch’un 2 GB’lık bölümü şarkılar için ayrılabiliyor. Bu yaklaşık 250 şarkı anlamına geliyor.

iPhone’da oluşturacağınız bir çalma listesini Apple Watch’a aktarabilir, böylelikle iPhone yanınızda olmasa bile müzik dinleyebilirsiniz. Aktarım işlemi sırasında Apple Watch’un şarjda olması gerektiğini belirtelim. Tabii ki, Apple Watch’ta bir kulaklık girişi olmadığı için, Bluetooth kulaklığa ihtiyacınız var. Apple Watch’u bir Bluetooth kulaklıkla eşleştirdikten sonra çıkış kaynağını Bluetooth kulaklık olarak belirleyin ve Apple Watch’tan müzik keyfini sürdürün. Bu, özellikle spor yapanların, yanında telefonu taşımak isteyenlerin epey hoşuna giden bir özellik olacaktır. Bu arada Apple’ın App Store’dan sunduğu Remote adlı uzaktan kumanda uygulaması da Apple Watch desteği barındırıyor. iTunes’ta çaldığınız şarkıları Apple Watch ile kontrol edebilir veya eğer varsa Apple TV’yi de yine akıllı saat üzerinden kumanda edebilirsiniz.

Apple Watch’a aktardığınız şarkıları bluetooth kulaklık yardımıyla dinleyebilirsiniz.

Apple Watch’a watchOS 2.0 ile birlikte yerleşik uygulama desteği geliyor. Yani doğrudan Apple Watch üzerinde çalışan uygulamalar mümkün hâle gelecek. Bu da şu anda yavaş işleyen ve pek istenen düzeyde olmayan uygulama deneyimini çok daha iyi seviyelere taşıyacak, Apple Watch’un imkanlarını genişletecek.

Uygulamaların dışında bir de Bakışlar var. Apple Watch’un saat yüzü açıkken parmağınızı aşağıdan yukarı doğru sürüklediğinizde karşınıza çıkan birtakım küçük uygulamalar bu adı taşıyor. iPhone’un Bugün bölümünde yer alan görsel bileşenlerin Apple Watch’taki karşılığı olarak nitelendirebileceğimiz Bakışlar, uygulamalar için ön gösterim alanı olma özelliği taşıyor. Bir uygulamanın en çok kullanılan işlevini veya sağladığı en anlamlı ve gerekli verileri Bakışlar sayesinde görmek mümkün. Bakışlar’dan doğrudan ilgili uygulamaya geçmek de mümkün oluyor.

Bakışlar panellerinin en solundaki bölüm genel ayarlara ayrılmış. Buradan Apple Watch’un bir iPhone’a bağlı olup olmadığını görebilir; Uçak modu, Rahatsız etme veya Sessiz gibi modları açıp kapatma gibi işlevleri gerçekleştirebilirsiniz. Ayrıca iPhone’a ping gönderme butonuna tıklatarak Apple Watch’un bağlı olduğu iPhone’un zil sesini çaldırabilirsiniz. Bu, iPhone’u bulamadığınız, ancak Apple Watch’a bağlı olduğunu gördüğünüz durumlarda işinize epey yarayacaktır.

İletişim

Apple Watch’un en önemli unsurlarından bir tanesi de iletişim imkanları. Apple’ın iPhone’da sunduklarının yansımalarını burada görüyoruz. Mesajlar uygulaması iPhone’unuza gelen SMS’leri ve iMessage mesajlarını buraya yansıtıyor. Mesajlar uygulaması içinden gelen mesajlara doğrudan cevap vermeniz mümkün. Bu noktada Apple Watch içinde sunulan hazır mesaj şablonlarını kullanabileceğiniz gibi, Dikte özelliğini kullanarak söylemek istediğinizi Apple Watch’a yazdırabilirsiniz. Apple Watch’ta Dikte yüksek doğrulukla çalışıyor ve söylemek istediklerimizi hemen hemen tamamen doğru şekilde ekrana aktarıyor. Söylediğiniz mesajı iMessage üzerinden gönderecekseniz, Apple Watch size iki seçenek sunuyor. Dilerseniz söylediğinizi sesli mesaj hâlinde iletebilir veya geleneksel yola bağlı kalarak yazılı şekilde gönderilmesini seçebilirsiniz.

Mesajlar içindeki bir başka cevaplama yolu da şekiller. Apple Watch içinde zengin bir emoji kütüphanesi var. Bunun dışında Apple Watch’a özel çeşitli animasyonlar da mevcut. Üstelik bu animasyonlarda kısıtlı da olsa birtakım özelleştirmeler de uygulamanız mümkün oluyor. Bununla bitmiyor, Apple Watch üzerinden favori kişilerle mesajlaşırken çizim veya kalp ritminizi kullanabilirsiniz.

Sık iletişimde bulunduğunuz kişileri favoriler halkasına ekleyebilirsiniz.

Apple Watch’un Favori Kişiler halkası, herhangi bir ekran açıkken güç butonuna basıldığında karşınıza çıkıyor. Bu halkaya dilediğiniz kişiyi, Apple Watch uygulaması aracılığıyla eklemeniz mümkün. Eğer buraya eklediğiniz bir arkadaşınızın Apple Watch’u varsa, o hâlde onunla iletişim imkanınız daha fazla. Favori Kişiler halkasından bu kişinin sayfasını açtığınızda karşınıza telefon ve mesaj dışında üçüncü bir ikon, bu ikisinin ortasında görüntülenecek şekilde çıkıyor.

Bu Dijital Dokunuş ikonuna dokunarak herhangi bir çizimi gönderebilir veya iki parmağınızı ekranın ortasına koyarak kalp ritminizi kaydetmeye başlayabilir, daha sonra bu kalp ritmini Apple Watch sahibi arkadaşınıza gönderebilirsiniz. Arkadaşınız bu ritmi bileğinde hissedecek şekilde Apple Watch’u titreşecektir. Apple Watch üzerinden iPhone’unuza gelen telefon çağrılarını cevaplamak veya doğrudan Apple Watch üzerinden çağrıları başlatmak mümkün oluyor. Hoparlör yeterli ses veriyor, ancak karşı tarafın sesinizi iyi şekilde duyması için Apple Watch’u ağzınıza yakın tutmanız gerekiyor.

Iphone’unuza gelen çağrıları Apple Watch üzerinden cevaplayabilirsiniz.

Mail uygulaması da Apple Watch’ta mevcut. Ancak bu uygulama iPhone’unuzda bulunan her bir e-posta gelen kutusunu tek tek göstermek yerine, tüm gelen kutusunu gösteriyor. Eğer düz metin formatında gelen bir e-posta iletisiyse, Apple Watch bunu düzgün gösteriyor. Ancak HTML formatındaki iletilerde, bunları okumanız için iPhone’unuzu kullanmanız gereken bir uyarı mesajı gösteriliyor. İletilere bayrak işareti atamak, okunmadı olarak işaretlemek veya arşivlemek mümkün. Ne var ki, iletileri Apple Watch üzerinden cevaplamak şu an için mümkün değil. Bunun için watchOS 2.0’ı beklemek gerekiyor.

Pil Ömrü

Mekanik saatlere birkez pili taktıktan sonra aylar boyunca, belki de 1-2 yıl pille ilgili bir derdiniz olmuyor. Halbuki Apple Watch için durum böyle değil. Apple, daha Watch’u tanıtırken Apple Watch’un bir gün boyunca tek şarjla çalışabileceğini söylemişti. Gerçekten de durum aşağı yukarı bu şekilde.

Apple Watch’un 38 mm. versiyonunda 205 mAh, 42 mm. versiyonunda ise 246 mAh kapasiteli pil bulunuyor. Bu ikisinin arasında pil ömrü bakımından çok fazla bir fark olduğunu düşünmüyoruz. Apple Watch’u sabah saat 6 gibi şarjdan alıp bileğimize taktıktan sonra gün içinde fazla yoğun olmayacak şekilde kullandığımızda, akşam saat 11-12’ye doğru yüzde 20-25 arası kalan pil seviyesiyle birlikte yeniden şarj etmeye başladık.

Ancak daha sonra işin içine antrenman, mesajlaşma, vs. gibi Apple Watch’u daha yoğun kullanmaya neden olacak işler girince, tüketim de doğal olarak biraz daha arttı. Artık gece yatarken Apple Watch’u şarj etmeye başladığımızda kalan pil neredeyse tükenme noktasına geliyor. Yani gerçekten de Apple’ın söylediği gibi, Apple Watch sabahtan akşama bir günü rahatlıkla çıkarmaya olanak sağlıyor.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, mekanik saatlerde pil gibi bir dert yoktu. Ancak Apple Watch’u her gün şarj etmeniz gerekiyor. Bu da alışkanlık kazanmak zorunda olduğunuz anlamına geliyor. Neyse ki, Apple Watch’un kablosuz şarj aleti şarj işlemini biraz daha zahmetsiz kılıyor. Kutudan çıkan biraz kalınca manyetik diski Apple Watch’un arkasındaki daire şeklindeki plakaya hizaladığınızda işin içine manyetik kuvvetler giriyor ve bu disk Apple Watch’a tutunuyor. Böylelikle endüktif şarj işlemi başlıyor. Bu şarj aletinin kablosu tahmin ediyoruz ki, bilerek uzun tutulmuş. Bu şekilde istediğiniz her yere rahatlıkla yerleştirebilirsiniz.

Kaynak: www.teknoblog.com

Category:
  Teknoloji
this post was shared 0 times
 400